Bu Blogda Ara

20 Ağustos 2015 Perşembe

Eglantine Günlük Yüz Kremi ve Eglantine Rahatlatıcı Vücut Losyonu


Herkese merhaba! 
Eglantine markasıyla tanışma etkinliğimizde biz bloggerlara firma tarafından bir sürü güzel ürün hediye edilmişti. Eglantine'in yepyeni ve mis kokulu ürünlerinden iki tanesini blogumda ağırlayacağım bugün. Her ikisini de haklarında yorum yapabilecek düzeyde kullandım. Gelin, bu iki bakım ürününü birlikte inceleyelim. 


İlk ürünümüz bir cilt bakım ürünü. İsmi Eglantine Rahatlatıcı Vücut Losyonu. Ben bu ürünü kısacık Antalya tatilimden beridir keyifle kullanıyorum. İnce yapısı ve çok hoş bir gül kokusu var. İnce yapılı olması itibariyle cilt tarafından hızla emiliyor. Öyle ki sürdükten kısa bir süre kıyafetlerinizi giyinseniz dahi leke bırakmıyor. Cilde ferahlık hissi vererek güzelce nemlendiriyor. Ayrıca E vitamini içeriyor. Bittikçe alınası, harika bir losyon. Çok memnunum.


Bahsedeceğim bir diğer ürün Eglantine Günlük Yüz Kremi. Bu ürün de diğer Eglantine ürünleri gibi mis kokulu. Cildime ne ince ne kalın, ikisinin ortası yoğunlukta sürüyorum. Hızla emiliyor. Benim cildim normaldeki kuru olduğu için gün içinde 1-2 kez tazelemem gerekebiliyor. Hassas cildimde herhangi bir irritasyon ya da ekstra hassasiyete yol açmadı. Hafif yapılı güzel bir günlük nemlendirici. Eğer bir nemlendiriciden anti -aging vs bir özellik beklemiyorsanız bu kremi sevebilirsiniz. Günlük nemlendirici arayışı içinde olan genç kızlara da bu ürüne de bakmalarını tavsiye edebilirim. 


Eglantine markasının birbirinden güzel ürünlerini EPTTAVM'nin web sitesinden satın alabilirsiniz. Sevgiler. 

Dipnot: Yazımın başlangıcında da belirttiğim üzere her iki ürün de firma tarafından tarafıma ulaştırılmıştır. Değerlendirmelerim her seferinde olduğu gibi objektif yorumlarımı içerir. 

Essence Liquid Lipstick 02 Beauty Secret İlk İntiba Yazısı


Herkese merhaba! Instagram'dan beni takip ettiğiniz için yurtdışında olduğumu bildiğinizi varsayıyorum. Eğer hala takipte değilseniz ancak benimle Avrupa'da dolanmaya can atıyorsanız kullanıcı adım @hilalsblog!
Girizgâhı bu şekilde yapmamın sebebi Almanya'dan aldığım ve bildiğim kadarıyla ülkemizde henüz satışa sunulmamış bir ruj serisine ait bir üründen bahsedecek olmam. Almanya denilince akla Essence markası geliyor. Gerçekten de Almanya'daki büyük ya da küçük pek çok parfümeri ya da drugstore benzeri mağazalarda Essence'in devasa stantları yer alıyor. Üstelik Türkiye'de alışkın olduğumuzun aksine talan edilmiş halde değil, dopdolu vaziyette karşınızda süzüm süzüm süzülüyor;) Fiyatlar ise tıpkı Türkiye'deki gibi oldukça makul. Euro üzerinden etiketlenmiş fiyatları Türk lirasına dönüştürdüğünüzde üç aşağı beş yukarı benzer rakamlara ulaşıyorsunuz. 
Essence'in yeni çıkardığı Liquid Lipstick serisi ziyaret ettiğim Müller isimli alışveriş merkezinde dikkatimi çekince 02 Beauty Secret numaralı ve isimli rengine uzandım. Yaklaşık 5 ya da 6 renk arasından daha doğal duracağını düşündüğüm gül kurusunu seçtim. 


Ürün hafif şeker kokulu. Dudaklarınızı yaladığınızda o şekerli tadı alıyorsunuz. Aşırı yoğun olmadığından kesinlikle rahatsız edici değil.

Gloss olmasına karşın ruj Şekline benzetilmiş ambalajı da bence gayet güzel. Kapağındaki Essence'in e'si de bence şık duruyor. 
 


Fırçası sayesinde ürünü tek hamlede kolayca uygulayabiliyorsunuz. Kalın değil, ince bir yapısı var. Üstelik yapış yapış bir his de bırakmıyor. Gloss bitişli olduğundan dudaklara hafif parlaklık veriyor. Seçtiğim renkten de oldukça memnun kaldım. 

Elimdeki swatchtan da gördünüz üzere kabındaki renkte. Sürpriz yapmadı yani;)


Bu da yapay ışık altında dudağımdaki duruşu. Bana kalırsa son derece günlük, doğal, sade ama şık bir renk.



Kısacası Essence Liquid Lipstick 02 Beauty Secret beğendiğim bir ürün oldu. Bu seri Türkiye'ye geldiğinde sizlere fikir vermesi açısından bu ilk intiba yazısını yazdım. Umarım bir an önce Türkiye'ye de gelir. 

Trier'den Sevgiler. 


12 Ağustos 2015 Çarşamba

Hurraw Lip Balm


Bugün sizlere bir dudak bakım ürününden söz edeceğim. Hurraw markası organik bileşimli kozmetik ürünleriyle dikkat çeken bir firma. Bu dudak balmı Gülshen Doğan ile 8 Mart etkinliğinde biz bloggerlara hediye edilen ürünlerden bir tanesiydi. 


Bendeki Hurraw'ın kahve aromalı dudak balmı.Haliyle kahve kokulu:) Dudağa ince bir tabaka halinde uygulamak yeterli oluyor. Dudakları iyice nemlendiriyor. Nem ihtiyacı duydukça veya bir şeyler yiyip içtikten sonra tazeliyorum. 


Dudak nemlendirici arayışı içindeyseniz Hurraw'ın birbirinden güzel aromalı dudak balmlarına şans verebilirsiniz. Sevgiler. 

Özlem Mekik ile Günümüz Lezzetleri Kitap Lansmanı

Herkese merhaba!

Sizlere harika bir etkinlik daha doğrusu bir kitap lansmanı hikayesi anlatacağım bugün. 08 Ağustos 2015 Cumartesi günü oldukça zarif bir davet almıştım sevgili Tolunay Ersoy'dan. Ünlü şef ve yazar Özlem Mekik'in bizlerle buluşacağı büyük bir organizasyon bizleri bekliyordu. Tarih, saat ve mekan kombinasyonu uygun olunca, davet Pasta Caddesi'nin kraliçesi Tolunaycığımdan gelince ve Özlem Mekik Hanımefendiyle tanışma söz konusu iken "Evet" dedim;)

Davet mekanı olan Trilye Restoran o gün bizleri çok çok çok iyi ağırladı. Lezzetler, sunum detayları ve sohbet dolu upuzun masalar tek kelimeyle harikaydı. Bu vesileyle bir kez daha teşekkür ederiz emeği geçen herkese. 

Özlem Mekik yemeğin başlangıcında bizlere sıcacık, samimi ve doğal bir konuşma yaptı. Her sektörde olduğu gibi yemek sektöründe de hepimizin bildiği üzere kadınların karşı karşıya kaldığı zorluklardan söz etti. Tüm içtenliğiyle kendi başarı öyküsünü bizlerle paylaştı. O kadar zarif, o kadar mütevaziydi ki... Her birimizle tek tek fotoğraf çektirdi,kitabını ismimize özel imzaladı. Sanki yeni tanışan insanlardan ziyade birkaç yıllık arkadaşlar gibiydik. Ve bu durum sevgili Özlem Hanım'ın o müthiş enerjisinden kaynaklanıyordu. Bizlere ilham verici hikayeler anlatırken tüm samimiyetiyle İstanbul'a da davet etti. Umarım bir İstanbul organizasyonu gerçekleştirerek Özlem Mekik ile yeniden buluşuruz.  

 
Trilye Restoran'ın sahibi Süreyya Üzmez beyefendi de o gün bizlere kendi yaşamından enstantaneleri de barındıran yemek sektörü ve restoran deneyimlerini içtenlikle aktardı. Kesinlikle son derece beyefendi, hoşsohbet birisi Süreyya Bey. Trilye Restoran o günkü lansmanın sponsorlarından birisiydi. Yeri gelmişken hem Süreyya Üzmez'e hem de Trilye Restoran'ın muhteşem ekibine bir kez daha teşekkür ediyorum.




Trilye'ye özel bir paragraf daha açmak istiyorum. Giderseniz muhteşem balık yemeğinizin (ki bizim favorimiz Levrek idi) ve ona eşlik eden birbirinden leziz mezelerin yanı sıra Yemeğin üzerine Trilye Trileçe'sini de denemenizi tavsiye ederim. Hepinizin bildiği üzere Trileçe tatlısı Balkanlar'dan ithal ve yükselen bir tat. Haliyle hemen her restoran, kafe ve bistronun menüsünde görmeye alışkın olduğumuz bir isim. Balkanlar'a özel ilgisi bulunan ben nedense bu tatlıya bir türlü ısınamamıştım. Sadece üniversitemizin Uluslararası Kültür Günü'nde Arnavut ve Boşnak arkadaşlarımın pişirdiği karamelli Trileçe'yi sevmiştim. Ama Trilye Restoranda yediğim Trileçe gerçekten orjinaline en yakın ve Ankara'daki en lezzetli Trileçe'ydi. Mutlaka deneyin!


Süreyya Üzmez Bey'le sohbet ederek içtiğimiz şık lokum kutusu detaylı Türk kahvesi de harikaydı.


Tolunay Ersoy tarafından hazırlanan, Pasta Caddesi imzalı bu pembeler içindeki pasta da enfesti. Tolunaycığımın ellerine sağlık. Malum hem göze hem de damağa hitap eden tatları yaratmak hiç kolay iş değil. Sponsorlarımızdan yana çok şanslıydık o lansmanda ve bu anlamda Pasta Caddesi de istisna değil. Teşekkür ediyorum kendi adıma. 


Sponsorlarımız gerçekten bizleri şımarttılar. Özlem Mekik ile gerçekleştirdiğimiz lansmanda Trilye Restoran ve Pasta Caddesi'nin yanı sıra Pakmaya, Nefis Gurme (özellikle Yunanistan'da keşfettiğim ve çok sevdiğim Mastiha Shop ürünlerine bayıldım!) ve Kalecik Un bizlere dopdolu ve oldukça cömert paketler hazırlamışlardı. Öte yandan Grup İnoks bizlere şef bıçağı hediye etti. Bütün sponsorlarımıza, emeği geçen herkese ve böylesine keyifli, bol katılımlı ve şen şakrak bir lansman organizasyonu gerçekleştirdiği için Tarçın events'e de teşekkür ederiz. 
Sevgiler. 

6 Ağustos 2015 Perşembe

Harvey Nichols MAG Lounge: Şehirde Soluklanacak Ferah Bir Mekan

Herkese merhaba! 

Bugün sizlere geçtiğimiz günler Ankaralı bloggerlar olarak gerçekleştirdiğimiz Harvey Nichols MAG Lounge ziyaretimizin detaylarını anlatacağım. Next Level AVM'nin podyum katına açılan mekan Ankara'da gidilebilecek en şık ve elit mekanlardan. Dekorasyonunda kullanılan parçalardan menüsündeki titizliğine kadar her şey çok zarif. Seçimlerin zevk sahibi kişiler tarafından yapıldığı mekana adım atar atmaz hissediliyor. Öte yandan Harvey Nichols MAG Lounge Feng Shui felsefesine göre planlanmış. Dilerseniz benim anlatacaklarıma ve fotoğraflarıma geçmeden önce basın bültenine kulak verelim: 

"YAŞAM GUSTONUZ DEĞİŞECEK!

Getirdiği ilkler ile Ankara’ya farklı bir vizyon kazandıran MAG Medya, on üç yıl önce MAG Dergi ile başlayan serüvenine 1831’den bu yana dünya çapında ayrıcalıklı bir yere sahip olan Harvey Nichols ismi ile birlikte MAG Lounge’da devam ediyor.

Başkentte birçok ilke imza atan MAG Medya, Next Level AVM Podyum’da açtığı Harvey Nichols-MAG Lounge’da Ankara’ya yepyeni bir soluk katıyor.
Özellikler son yıllarda ilgi uyandıran Feng Shui felsefesine göre dekore edilen şık mekanda, dünyaca ünlü şeflerin hazırladığı özel menüler ile bilindik tatlardan, Ankara’da çok fazla görülmemiş ilginç lezzetlere kadar oldukça geniş bir yemek yelpazesi sunuyor. 
Harvey Nichols-MAG Lounge kısa bir süre önce açılmasına rağmen ünlülerin, cemiyet hayatının ve birçok Ankaralının uğrak mekanı haline geldi." 

Gelelim bizim masamıza... İçi rengarenk ve leziz çilek, nane yaprağı ve limonla aromalandırılmış detoks suyu hem damaklara hem de göze hitap ediyor. Bu sıcaklarda şişe şişe tüketmek ideal! 


Harvey Nichols MAG Lounge'un menüsü basın bülteninde de belirtildiği üzere hem klasik hem de alışılagelmişin dışındaki lezzetleri birarada sunuyor. Kiraz soslu bonfile de bu harika tatlardan birisi. 


Her zevke uygun yiyecek çeşitliliği bulunuyor Harvey Nichols MAG Lounge menüsünde. Farklı salatalar yazın hem formunu korumak isteyenlerin hem de şık sunumla lezzet avına dalmayı hedefleyenlerin vazgeçilmezi olmaya aday. 



Benim o günkü tercihim Dana Carpaccio idi. Hem et türünde hem de hafif bir şeyler atıştırmak istediğinizde ısmarlanabilecek enfes bir öğün. Tavsiye ederim;) Ayrıca bu fotoğrafı çeken sevgili arkadaşım Ankara Etkinlik blogunun sahibesi Ayşegül'cüğüme bir sürü kalp kalp kalp:) 


Yemeğin üzerine kahve içmeden olmaz. Hele ki benim gibi kahve tiryakisiyseniz. Latte'yi oldukça beğendim. Tam kıvamında ve lezzetli... 


Kahvenin yanında tercih ettiğim MAG Hills isimli tatlıyı da çok beğendim. Yaz için hafif ve oldukça lezzetli bir seçenek.


Benim anlatacaklarım bu kadar. Sizleri Harvey Nichols MAG Lounge'un bir başka basın bülteni ile baş başa bırakmadan önce davet için sevgili arkadaşım Ecem Sarıkaya'ya ve MAG ailesine çok teşekkür ederim. Sevgiler. 

"FENOMENLER LEZZET AVINDA

Lezzetli menüsü ve bir birinden ilginç sunumları ile açıldığı günden itibaren vazgeçilmez mekanlar arasında yerini alan Harvey Nichols MAG Lounge, sosyal medyanın fenomen bloggerlarını ağırladı. 

Next Level Alışveriş Merkezi podyumda bulunan Harvey NicholsMAG Lounge, binlerce kişinin takip ettiği bloggerlara özel sunumlar gerçekleşirdi.
Keyifli sohbetler eşliğinde vakit geçiren bloggerlar bol bolfotoğraf çekti. Foccacia ve Briyoş ekmekleri ile servis edilen lavanta balığı ile tatlandırılmış manda terayağı, en çok beğenilen lezzetler arasında yerini aldı. Patlıcanlı milföy hamuru ile sunulan somono sarılı karides ve mühürlü dana etinden yapılan dana carpaccio menüde önce çıkan başlıca lezzetlerden. MAG Loungemenüsünde yer alan özel kahveler eşliğinde sohbetlerini tamamlayan bloggerlar, öğle aralarına renk kattılar."

4 Ağustos 2015 Salı

Cilt Bakım Rutinim YAZ 2015 2. Bölüm Saç Bakımı


Herkese yeniden merhaba. Yaz bakımı postlarına ara vermiştim. Bugün hızla yaz saçlarına nasıl baktığım hakkında sizlere bilgi verecek, güncel ürünlerimi paylaşacağım.

Öncelikle belirtmem gereken birkaç husus var. Bir tanesi bu sene deniz kenarı tatili planlamadığımdan saçlarımın deniz tuzu, rüzgar ve Güneş'e maruz kalmayacağı gerçeği. İkincisi de geçen sene Haziran ayında beceriksiz bir kuaförün yeteneksiz ellerine düşen ve o talihsiz kesim faciası sonucu kelimenin tam anlamıyla kırılan, iyiden iyiye dökülen ve hatta küsen saçlarımı yaklaşık bir buçuk yıl içinde toparlamaya çabalamam meselesi. Hayatı boyunca ince telli ama gösterişli saçları olan ben son bir buçuk senedir kaybettiğimi yerine koymaya çalışıyorum. Bunları baştan belirttiğime göre ürünlere geçebiliriz. 

1. Dermokil Saç Dökülmelerine Karşı Şampuan: Saçlar kırılıp dökülüp küsünce dediğim gibi toparlamaya ve kaybedileni yerine koymaya çabalıyorsunuz. Bu şampuan Gülsen Doğan ile 8 Mart etkinliğinde (hatırlamak için tıklayınız) Dermokil markasının biz bloggerlara armağan ettiği kocaman paketin içinden çıkmıştı. Saçlarımı güzelce temizleyen, mis kokulu bir şampuan. Severek kullanıyorum. Uzun vadede de saçlarımın uzamasına katkı sağlayacağına inanmak istiyorum.

2. Elidor Onarıcı ve Yeniden Yapılandırıcı Bakım Yıpranmış Saçlar için Besleyici Bakım Kremi: Ürünün tam adı benim saçlarımın tam da ihtiyaç duyduğu şeyi betimliyor sanki. Kıvırcık saçlara sahip olduğumdan saç kremi olmaksızın saçlarımı açamıyorum. Elidor'un saç bakım ürünlerine güvendiğimden bu saç kremini de severek kullanıyorum. Saçlarımın dolaşıklığını kolayca açıyor ve saçlarımı yumuşacık yapıyor. 

3. Revox At Kuyruğu Şampuanı: Bu şampuanı duymayan kaldı mı? ;) Gene Gülsen Doğan ile 8 Mart etkinliğinde bizlere Revox firmasının hediyesiydi. Böylelikle ben de deneme şansı buldum. İlaç gibi kokuyor. Ama bu koku beni kesinlikle rahatsız etmiyor. Ürünün yoğun bir yapısı var. Saçlarımı yıkadıktan sonra saçlarımın kalınlaştığını hissediyorum. Umarım uzun süreli kullanımda saçlarımı yeniden canlandırmaya da katkısı olur. Bu şampuanı Dermokil şampuan ile dönüşümlü olarak kullanıyorum. 

4. Tarko Soft & Easy Saç Tarağı: Geldik bir başka hediye ürüne. Tarko firmasının Gülsen Doğan ile 8 Mart etkinliğinde bize bir sürü farklı ürün getiren firmalardan birisi olan Tarko paketlerimize rengarenk taraklar da eklemişti. Benimkisi sarı;) Saçlarımı bu tarakla fırçalıyorum. Kıvırcık saçlarımda güvenle kullanıyorum. Seviyorum da;) 


Sizler saç bakım rutininizde nelere yer veriyorsunuz? 

Sevgiler;) 

3 Ağustos 2015 Pazartesi

Eglantine Markasıyla Tanışma Etkinliğimiz


Herkese merhaba! Ağustos ayının ilk yazısı blogda.

 Bugün yine harika bir etkinlik yazısıyla karşınızdayım. Geçtiğimiz haftalarda Eglantine markasından zarif bir lansman ve iftar daveti aldım. Yeni bir firmayla tanışmak her zaman için heyecan verici biz bloggerlar için. Çünkü blog yazmanın en keyifli ve de verimli taraflarından birisi yeni ürünler keşfetmek ve onları okurlarımızla paylaşmak. Hadi gelin, şimdi Eglantine markasını birlikte tanıyalım. 


Eglantine markasının temel hammaddesi en sevdiğim çiçeklerden birisi; yani Gül. O yüzden dekor ve ürünlerin ambalajı pespembe. Gözünüzün üzerinde kalpler uçuşturacak kadar tatlı bir pembe Eglantine pembesi. 


Mekanımız yenilenen AnkaMall'de açılan Midpoint'ti. Hoş sohbetle tatlanan etkinlik boyunca aşağıdaki kolajda göreceğiniz  lezzetli yiyecekleri de hüplettik;) 


Yemeğin ardından Türk kahvesi faslına geçtiğimizde ise Eglantine markasına ait nefis gül lokumlarının tadına baktık. Ben ki, Gül aromalı dahi olsa lokumu pek sevmem ve de yemem. Ama Eglantine'in Gül lokumuna bayıldım! Kesinlikle buram buram kokusu veya baskın bir tadı yok. Her şeyi tam kararında! Harikaydı. Kurban Bayramı için sipariş vermeyi ve evimize gelen misafirlerimize ikram etmeyi düşünüyorum. 


Eglantine markasının lansmanı derli toplu ve samimi bir davetti. Firma yetkililerinin büyük çoğunluğu o gün bizlerle birlikteydi. Üstelik Eglantine'in birbirinden değerli yetkilileri davet boyunca sandalye değiştirerek hepimizle sohbet ettiler. Böylelikle herbiri bizlere farklı farklı bilgiler sundu. Sayelerinde firmayı iyice Tanıma fırsatı bulduk. 


Hammaddesi gül olan kozmetik ürünleri denilince akla mis kokulu gülleriyle dünya çapında  ün kazanmış Isparta ilimiz geliyor. Eglantine'in hikayesi de Isparta'da başlamış. En özel güller seçilerek cilt bakım, vücut bakım ve kozmetik ürünleri (ve hatta yukarıda belirttiğim gibi Gül lokumu gibi lezzetli yiyecekler de) Eglantine bünyesinde oluşturulmuş. Ürünleri öncelikle firma yetkilileri tarafından denenmiş, beğenilince de satışa sunulmuş. Bu da benim için son derece önemli bir bilgiydi. Firmalarının ürünleri hakkında son derece bilgili olmaları ve bizzat kullanmaları biz bloggerlar için çok büyük bir artı. 


Masamıza tepeden bir bakış:)


Bir başka açıdan masamız...


Eglantine firmasının yetkilileri öylesine zarif ki, bizlere koskocaman paketler hazırlamışlardı. İçi dışı Eglantine ürünleriyle dolu olan ürünleri kullandıkça blogumda ağırlayacağım.

Ürünleri kullandıkça blogda görüşlerimi paylaşacağım. Öncelikli olarak tanıtmamı istediğiniz bir ürün varsa bana yorum olarak bildirin.



Ayrıca merak edip ürünleri incelemek isteyenler http://www.n11.com/magaza/eglantine ve http://www.epttavm.com/itemlist?catprod_url=&t=eglantine adreslerine ışınlanıp ürünlere göz atabilirler.

Bu güzel etkinlik için Eglantine'in firma yetkililerine çok teşekkkür ederim.
Sevgiler.


Popüler Yayınlar