Bu Blogda Ara

20 Haziran 2017 Salı

Urban Decay Heat Palet Alışverişi ve Palete İlişkin İlk İzlenimlerim



Bir önceki postta da gördüğünüz üzere doğum günü ayım olan Haziran'dan aldığım yetkiye dayanarak alışveriş işini abarttığım doğru. Ancak Urban Decay Cosmetics öyle benlik bir paleti piyasaya sürdü ki... What can I do sometimes, yani di mi? ;)



Ben mail kutuma ön sipariş bilgisi düşer düşmez Urban Decayin internet sitesinden sipariş ettim. 3 gün içinde elimdeydi. Burada bir not da düşmek istiyorum. İnternet sitesinden yaptığım alışveriş ile deneme boyu ürün olarak Razor Sharp Liquid Eyeliner'ların Fireball rengini seçerek sepete eklemiştim. Ancak deneme boyu olarak gelen Razor Sharp Liquid Eyeliner Fireball kupkuru bir yapıda yani kullanılamaz haldeydi. Ben de derhal firma ile iletişime geçtim. Bu sorunla ilgilenip bana yepyeni deneme boyu ürünler gönderdiler. İlgili tavırları ve yardımcı tutumlarıyla benden kocaman bir artı daha aldı Urban Decay Türkiye ekibi <3 Instagram Storylerimde bu olumlu deneyime yer vermiştim. Bir kez daha da buradan teşekkür ediyorum. 


Urban Decay Heat palet resmen yakıyor!  Alan memnun, henüz almayan bin pişman. Paletin içinde sıcacık renkler var. Açıktan koyuya doğru geçişli 12 fardan oluşuyor. Sonbahara da çok uygun bir palet; ancak görünüşe bakılırsa sıcak yaz günlerinde de vazgeçilmezim olacak! Paletin içinde sevmediğim veya kullanmam diyeceğim tek bir renk dahi yok. Tonların dizilimini çok çok beğendim. Dış ambalajı çok şık ve zarif. Paletin yuvası olan karton ambalaja da bayıldım. Hele paletin oturduğu o en alt katmandaki yanmış kibrit çöpleri detayı yok mu! 


Paletin resimlerini çekmemin ardından derhal deneme sürüşüne aldım. İlk intiba olarak birkaç yorumumu sıralayacağım. Bir kere farların yapısı yumuşacık. Pigmentasyonları çok çok iyi. Öyle ki fırçayı değdirdiğiniz an rengi homojen bir biçimde alabiliyorsunuz. Tozutma sorunu var. O yüzden fırçayı far yüzeyinde çok sürüklememek gerekiyor. Hafifçe dokundurmakta fayda var. 


En en en favorim ise bu Lumbre ile başlayıp Scorched ile biten dörtlü. Bir gün kendi adıma bir Quad çıkarsam tonları kesinlikle bu dörtlüden farklı olmaz.  ;) 


Farların birbiriyle uyumu çok güzel, karıştırılarak kullanıldığında da iç içe geçiyorlar. İyi bir far bazıyla oldukça uzun bir süre göz kapağınızda kımıldamadan duruyorlar. 



Kısacası Urban Decay Heat Palet'le ilgili  ilk izlenimlerim çok çok olumlu. Paleti bir süre daha kullandıktan sonra detaylı yorumlarımı içeren uzun soluklu bir inceleme yazısı yazmayı düşünüyorum. 

Şimdiden herkese iyi Bayramlar. 

Sevgiler! 


Doğum Günü Kozmetik Alışverişleri



Herkese selamlar, 

Doğum günüm olan 8 Haziran 'ın şerefine yaptığım Kozmetik alışverişleri bugünkü postun konusu. Gelin kısaca aldıklarıma ve hediyelerime göz atalım!

İlk olarak Bobbi Brown Online'dan yaptığım alışveriş ile başlayalım. Tam bir "çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane" konseptli bir alışveriş... Ben sadece en ortada yer alan Nude Finish Tinted Moisturizer isimli renkli nemlendiriciyi satın aldım. Geri kalanı, alışveriş yaptığım günkü kampanyalar ve eklediğim kod ile sepetime dolanlar... Yakında bu renkli nemlendirici incelemesi blogumda yer alacak. 


Son günlerde Instagramı kasıp kavuran Urban Decay Heat Palet Doğum günümden birkaç gün sonra piyasaya sürüldüğünden almasam olmazdı! Renkleri sanki benim için özel olarak "customized " biçimde tasarlanmış ve Heat paletin içine yerleştirilmiş, o derece ;) Takipte kalın, çok kısa süre sonra ilk izlenimlerimi yayına açacağım. 


Yves Rocher kart sahiplerine Doğum günlerinde aldıkları bir ürün karşılığında tercih edecekleri ikinci ürün hediye ediliyor. Ben de ne zamandır aklımda olan Orange Cosmos farı satın aldım. Hediye olarak da Yves Rocherın Jumbo göz kalemi olarak geçen kalem farlarından Akçaağaç olanını seçtim. Gene Yves Rocher kartın Doğum günlerine özel olarak tanımladığı özel duş jeli hediyemi de aldım. 


Ve geldik alışverişimin en ışıltılı parçasına. Kısa süre önce ülkemizde Sephoralarda satılmaya başlayan Becca markasının bu setini bulduğum an satın aldım. Daha önceden Becca'nın hiçbir ürününü kullanmamış birisi olarak bir likit öteki kompakt Opal renkli aydınlatıcılardan oluşan bu ikili seti kaçırmak istemedim. Markayla tanışmak için biçilmiş kaftan adeta! 



Bir Makeup Junkie'nin Doğum günü itirafları içerikli yazısının sonuna geldik. 

Sevgiler. 


16 Haziran 2017 Cuma

Ya Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?



Uzunca bir süredir kozmetik ve yaşam blogları gerek bloglarında gerek sosyal medya hesaplarında bazı şikayetler ve sitemler görüyorsunuz. Bizler yani blog yazarları istedik ki bu durumu tek bir yazıda toplayalım, sorunu ve kaynağını anlatalım.

Öncelikle belirtelim; bizler marka gönderisinden çok kendi aldıklarımızı bloglarında yazan blog yazarlarıyız. Yani bu yazıyı yazma cesaretini gösteriyorsak ki bu nokta çok önemli, blogumuz biz istediğimiz için var ve var olacak!

Uzun bir süre aktif blog yazarları olarak olayları uzaktan izledik. Blog yazmayı kolay zannedenler ticari veya en azından çıkar amaçlı blog açıyorlar. Hatta blog demeyelim, instagram hesabı açıyorlar ve kendilerine blogger diyorlar. Üzerine son zamanların en moda hadisesi takipçi satın alıyorlar. Bir bakıyorsunuz 2 aylık bir instagram hesabı 40 bin takipçiye ulaşmış. Çözünürlüğü iyi fotoğraflar, hatta bazen yabancı bloggerlardan aldıkları fotoğraflar ile “dostlar iş başında görsün” mantığı ile paylaşım yapıyorlar. Ardından markalara yazmaya başlıyorlar, tanıtmak için ürün istiyorlar. Zaten instagram hesaplarını açar açmaz profillerine ekledikleri bir not var: “Reklam ve iş birlikleri için DM” Yani amaç baştan belli sizce de öyle değil mi? Ve bazıları blog nedir, blog nasıl yazılır haberi yok. İçlerinde instagramın gerçekten blog olduğuna inananlar var biliyor musunuz?.

Bu şekilde bir yol izleyerek hem gerçek blog yazarlarının emeğini hiçe saymış oluyorlar hem ‘blog yazarlığı’ vurgusunu kötüye kullanıp lekeliyorlar. Olay bununla da sınırlı değil. Markaların ‘denemeleri ve yazmaları’ için gönderdiği ürünleri satmaya başlıyor kimileri. Yani olayın ticari boyutuna kısa yolla ulaşıyorlar.

Peki bu durumda sadece kendini blogger zanneden ve etrafındakileri inandıranlar mı suçlu? Bunların hesaplarını incelemeyen ve “ben bloggerım dediğinde “hani senin blogun” diye sormayan firmaların hiç mi suçu yok? Aslında bakarsınız suçları hiç azımsanmayacak ölçüde. Onlar bu blog yazmayan ve takipçileri gerçek olmayan hesaplara ürün gönderip, ürünlerin akıbetini bile sormayınca ne oluyor? “Bu iş ne kadar kolaymış” diye düşünen meraklı insanlar da açıyorlar bir instagram hesabı, alıyorlar takipçiyi başlıyorlar firmalara yazmaya. Belki onlara da gelir öyle değil mi?

Bu arada emek veren blog yazarları ne yapıyor dersiniz? Sırf bu işi severek yaptıkları için, blog yazarken paylaşım yaparken mutlu oldukları için ceplerinden para verip o markaların ürünlerini almaya devam ediyor. Evet bir çoğu bunu yapıyor.

Sizce firmalar neden böyle yapıyor? Ürünleri yazmayan tanıtmayan hatta blog bile yazmayan insanlara neden ürün gönderiyorlar? Bizler nasılsa gidip o ürünleri alıp,
kullanıp yazıyoruz. O kişiler bedava olmazsa almıyor. Sebep bu olabilir mi? Biz mantıklı bir gerekçe bulamadık. Bizler blog yazarı olarak, birer tüketici olarak blog yazarları kimdir, ne kadar samimidir bir iki defa okumakla anlayabiliyorsak koskoca pr ekipleri bunu neden anlayamıyor? Çalıştıkları markayı aşağı çekmek hoşlarına gitmez ama ürün gönderdikleri insanlar instagram hesaplarında bile ürünü yorumlamazken nasıl bir sonuca varmayı düşünüyorlar dersiniz? Peki pr işlerini instabloggerlara veren markalara ne dersiniz? Bol bol soru işreti konulacak cümleler kurmak mümkün bu paragrafta… Bizde bu soru işaretleri oluşturan markalar yanında nokta atışı yapan muhteşem firmalar da var. Onları da yürekten tebrik ediyoruz.

Bir sorun da nedir biliyor musunuz? Firmaların uyarılara duyarsız olması! Ya cevap verilmiyor, ya geçiştiriliyor. Bazı markaların ‘blogger toplantısı’ adı altında bir organizasyon yapıp katılımcıların yarısından çoğunun blogu olmayan makyaj sever instagram hesabı olması ayrı bir konu zaten.

Bu noktada hemen vurgulayalım; markaların denemesi için ürün gönderdiği çok kıymetli blog yazarları da var. Ve bizler onların yorumlarını fazlası ile önemsiyor ve ilgi ile takip ediyoruz.

Bu yazıyı hep birlikte hazırlayıp yayınlamadan önce çok düşündük. İlk soru 'acaba tepkimiz işe yarar mı?’ Evet okuduğunuza göre yazıyı yayınlama kararı aldık. Hiç bir işe yaramasa da, ürün incelemeyi değerlendirmeyi bilmeyen amacı çok farklı olan insanlarla iş birliği yapılmaya devam edilse de bizim çizgimiz net! Bugüne kadar ne yaptıysak o şekilde devam etmeyi planlıyoruz. Ya siz olsaydınız ne yapardınız?


Not: Bu yazıyı görüp paylaşmak isteyen blog yazarlarının, detaylıca anlayarak okumasını rica ediyoruz. Yazıda altını dolduramayacağı özelliklere sahip birinin bu yazıyı yayınlaması doğru olmaz. Mesela bloguna düzenli yazı girmeyen veya blogu sadece hediye ürünlerle dolu olan bir blog yazarı lütfen bu yazıyı yayınlamasın. Bizler gibi düşünen yazarların bu yazıyı paylaşması hepimizi mutlu eder. Bizler doğru yolda olduğumuzu biliyoruz ancak yazının çok fazla blogda yayına girmesi bizim tavır ve tepkimizin doğru olduğunu çok fazla insana ulaştırır.

Sağlıcakla…


Popüler Yayınlar